Bu gece laf lafı açarımızın son konusu amaçlarımız, sonuçlarımız ve amaca giderken ihanetlerimiz oldu. Ardından çikolatalı pudingimi kaşıklarken neden yazmıyorum ki düşüncesine kapıldım ve kucakladım bilgisayarı. Çok uykulu bir gecede ortaya çıkmış bir konu olduğu için oldukça saçma olduğuna inanıyoruz. Ki işin güzel tarafı biz kendi aramız da muhabbet ederken de bir sonuca varmış değiliz. Amaç sonuç ve amaca ihanetlerimiz, düşünceler konuşsun ve klavyeler hareketlensin efendim.
Öncelikle herkesin şu fani dünya da bir amacı vardır mutlaka. Amacınızı sorgulamak veya doğru yanlışlığını test etmek istemiyoruz bu diyalog ile. Amacınıza ne kadar yakınsınız ve amacınıza ihanet ettiniz mi tek merak ettiğim bu? Şimdi 10 15 saniye okumaya ara verin ve sadece düşünün lütfen? Benim bu dünya da ki en büyük amacım nedir? Buldunuz mu, çok güzel zaten bu kadar kısa süreceğini tahmin edebiliyordum. Zira amaçsız insan asla insan olamaz.
Amacınızın ne olduğunu bilmiyorum. Açıkcası pek bilmekte istemiyorum. O yüzden yüzeysel bir örnek vererek anlatmak istiyorum düşüncelerimi. Ortak amacımız sağlıklı bir yaşam sürebilmek olsun efendim. Evet ortak amacımızı bulduk hem de ne kadar güzel bir amaç bulduk şaşırdım doğrusu hiç aklımda yoktu. Amacımız mükemmel kim istemez ki sağlık dolu bir yaşam sürebilmeyi. Şahsen ben sağlıklı olsaydım en büyük duam bu olurdu, sağlığımı hiç bir zaman kaybetmemiş olmak. Ama bu ortak amacın bir kötü tarafı var ki sonucuna ne kadar yakın olduğumuzu bilmiyoruz. Bu nedenle ortalama yaşam ömrü 50 olan bir ülke düşünüp, hayali karakterimizi 38 yaşında varsayalım. O zaman son kez bir denklik kuralım. 38 yaşında hayatını sağlıklı olarak yaşamak isteyen bir bireyiz. Sonuca ise oldukça kısa bir zaman kaldığının az biraz farkındayız. Çok güzel denklemi kurduk, bu gece süperiz oldukça hızlı ve doğru seçimler yapabiliyoruz. O zaman amaçlarımıza gelelim hadi.
38 yaşına kadar en büyük amacımız elden ayaktan düşmeden, sağlıklı ve huzur içinde yaşamak istiyor, bunun için gerekli olan önlemleri alıyoruz. Sağlıklı besleniyor, günlük sporumuzu aksatmadan yapıyoruz. Mümkün olduğunca stresten uzak durmayı tercih edip, bunun için çaba sarfediyoruz. Ne kadar güzel amacımız var ve biz o amaç için elimizden gelen herşeyi yapıyoruz. Sonuca çok az kaldı, ve şükürler olsun ki biz halen amacımızdan ayrılmış değiliz. Durmadan çaba sarfediyoruz, bunun için. Ama durun bir saniye, atladığımız bir nokta yakaladım sanki. Sigara, evet tüm bunları yapıyoruz ama sosyal içiciliğin yanı sıra üniversite yıllarında ve sonrasında bayramdan bayrama yaktığımız bir kaç çöp sigara ile eşlik ediyoruz yaşamaya. Tabi ya bunun abartılacak bir durumu yok ki, zaten sosyal içiliğin yanında ömür dediğimiz şu 50 sene de bir paket sigara içmek ne kadar zararlı olabilir ki. Dert etmeye değmez, düşünmek bile hataydı vazgeçtim sigara alışkınlığımızı unutun gitsin.
Yukarıda verdiğim sadece bir örnekti, nedendir bilmiyorum ve anlayamadığım bir nokta vardır ki bu gereksiz örnekler her zaman imkansızdır aslında. Örneğe çok takılmanızı istemiyorum. Asıl konum kafanız da bir şeyler canlandırabilmekti ve başardım sanıyorum. Şimdi kendi dünyamıza dönme vaktidir. 10 15 saniye geçtiğine göre sanırım herkes en büyük amacını bulmuş olsa gerek. Hepimizin bir amacı vardır değil mi?
Hadi bir elinize kendi amaç ve sonucunuzu alın, diğer elinize de yukardaki imkansız dünya karakterinin amaç ve sonucunu. Hangisi ağır bastı? Durun tahmin etmek o kadar da zor değil. İkisi de eşit. İkisin de de çok güzel bir amaç ve sonuç var. Daha kötüsü bu ikisi arasında onlarca belki de yüzlerce ihanet. İkisi de bir o kadar güzel amaçlar olmasına rağmen, en büyük ihanete uğramış sonuçların kurbanı olmuşlar. Nasıl diğeri ötekinden daha ağır gelebilir ki insana.
Asıl söylemek istediğim ise şudur ki : ” Biz aslında en büyük yalanı kendimize söyleyip, en büyük ihaneti yine kendimize yaparız. ” Şimdi hadi be ordan diyenleri duyar gibiyim. Söyledim ya biz aslında en büyük yalanları kendi yüreğimize sarf ederiz o yüzden yok sayıyorum onları. Amaçlarımız uğrunda yaptığımız ihanetler hep masum görünürler. Acıdım kendime, üzüldüm ve bir kez daha bu gerçek ile yüzleşmek zorunda kalmam o boşluğun başladığı noktaya getirdi beni. Amaçlarım sahi onları kaç kez aldattım? Sen onları kaç kez en derin ihanetler de kaybettin. Amaçlarımız vardı, halen var olduklarını düşündüğümüz o yalanlar, ne oldu onlara?



Son Yorumlar