Bu aşk işi acaip iş…

Neden bilinmez, anlayamadığım ve anlamakta zorlandığım bir konudur “AŞK”. Ondan uzak kaldıkça yakınlaşmak isterken, yakınlaştıkça da uzaklaşmak istersin. Kime neden nerede ve niçin aşık olduğunu bilemezsin, hoş aşık mısın onu da bildiğin konusunda emin değilsindir ya. Ne zaman aklına gelse, birisi patavatsızlık yapıp ismini kaçırsa ağzından için titrer, yüreğin erir, düşüncelerin cine5 gibi parazitli olursa evet ben aşığım bu kişiye düşüncelerine kapılırsın. Ve sanırım evet gerçekten de aşıksındır. Durduk yere aklına gelir, gözlerin anlamsız anlamsız her yerde onu aramaya başlar, delirmişcesine kulaklarında onun sesi çınlar, sende melül melül o mu geldi diye heyecanla bakınırsın sağına soluna. Ne kimsenin geldiği vardır oysa ne de birilerinin çıkıp gelmek gibi bir düşüncesi, senin aşkla eriyip bitmiş yüreğinin bulandırdığı zihninden başka. Tüm bunlarla çalkanırken zihin denilen o düşünce yumağı ellerinin üşüdüğünü hisseder kendine gelirsin ansızın.. Özlem dolu ruhuna bir tutam daha özlem eklenmiştir artık buna engel olamazsın.Sahiden var mıdır “Aşk”, yoksa marifetmiş gibi tüm bu gereksizliklere sahip olunca insanın kendisine “aşık” tanısını mı koymasıdır. Tabi bu kadar gerekli gereksizlik olur da bunun türlerini de kalıplara sığdırmaz mı insanoğlu? İLk aşk yıldırım aşkı yasak aşk platonik aşk…. En güzeli sanırım yıldırım aşkı olmalı? Bir anda tutulup, hızla çarpılırsın ardından sadece o yıkıntı kalır.. Adı gibi yasanmış ve bitmiştir yıldırım nihayetinde.. Leyla ile Mecnun – Kerem ile Aslı gibi masal türleri de yok mudur bu aşkın gerçek olmuş, olabilecek  tarafları. Bir de şu çıkmaz soru var? İnsan gördüğüne mi aşık olur, yoksa gördüğü sadece hayallerinde ki gerçek olduğu için mi aşık olur.

«

»

Yazar hakkında

WeyseL

Çok sevdim be güzelim, unutulmuyor yokluğun şimdi.

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://weysel.com/bu-ask-isi-acaip-is

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*