Her Canlı Ölümü Tadacaktır

4 sene önce Veysel ÖZKAN tarafından yazılmıştır.-8 Okunma

Al-i İmran Suresi, Ayet 185-  ” Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir. “

Bu işte sanıyorum bir terslik var. Her canlı ölümü tadacaktır. O kadar çok geçer ki Kuran-ı Kerim’de ölüm gerçeği. Ama nedense biz insanlar diğer konularda unutamıyorum feryat figanları yapar, ağlayarak ortalığı karıştırırken bir türlü bunu hatırlamayız. ” Ölmek “. Sahi kime kaldı ki bu dünya, bize de kalacağını düşünürüz. En son ne zaman düşündünüz bir gün vakti geldiğinde son nefesini tüketeceğinizi. O 24 saate sığdırmak için delice çalıştığınız, hayatınızdan ve inançlarınızdan ve hatta hayallerinizden ve de ailenizden taviz verdiğiniz planlarınızın hepten yarım kalacağını.

Yine Ankebut Suresi, Ayet 57-” Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. ” Ne zamandır aslolan gerçeği unutup da fanilere gerçek der olduk sahi. En son ne zaman, ruhumuz için, gerçekten saf mutluluğumuz ve kendimiz için iyi ve güzel olan birşey yaptık. Kaç gün önce sevdiğin bir insanın gözlerinin içine bakarak durduk yere seni seviyorum dedik.

Yine Zümer, 39/68- “Allah’ın diledikleri hariç olmak üzere, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacak.” Tüm bunların gerçekleğini bilirken neden bu anlamsız boş çabalar, ne için harcıyoruz ömür denilen o kısıtlı zamanı. Bir gün hadi kalk gidiyoruz dediğiniz de dost, ne götürebileceğiz yanımızda. Kazandığımız paraları mı? Kırdığımız insan kalplerini mi? Yoksa bilinçsizce harcadığımız o bozuk sağlığımızı mı? Sahi kefenin cebi yok derlerdi değil mi nerede kaybettik o sözü?

Yine enbiya suresi 35. ayette; ” her can ölümü tadacaktır; ne var ki, [hayatın] iyi ve kötü [tezahürleriyle] karşı karşıya getirerek sınıyoruz sizi; ve sonunda hepiniz bize döneceksiniz. ” Sınıyoruz sizi, ne kadar tuhaf varlıklarız değil mi? Bir işe girebilmek, herhangi bir okulu kazanmak, mesleğimiz de yükselebilmek için neredeyse her yıl düzenli olarak sınavlara gireriz. Bu sınavlar da basarılı olabilmek için tüm yıl kendimizi parçalarız da. evet da unuturuz, aslında sınavın içinde sıradan basit sınavlar için, gerçek ve zor olan sınavın varlığını. Diyelim ki kazandık o sınavı? Kazandığımız ödül kaç zaman bizim ile birlikte kalabilecek ki? E tamam da bu arada ” ne var ki, [hayatın] iyi ve kötü [tezahürleriyle] karşı karşıya getirerek sınıyoruz sizi ” bu ne olacak? Kim çalıştı, kim kendini harap etti, geçtim tüm bunları kim hatırladı bu sınavı? En son hangi gün bu sınav aklında zonk etti?

Biliyorum, yazı çok fazla devrik cümle içeriyor. Farkındayım belki de yazı anlaşılması zor olacak kadar karışık. Gördüm yazım hatalarım da var okunması güç. Ama bu sınavın ta kendisi bunlardan ibaret değil mi zaten? Amacım çok güzel bir dil ile yazabilmek değil ki? Sadece Bugün bir arabanın üzerinde yazan yazı, beynimin içinde cirit atıyor ve bunu anlamaya çalışıyorum. Ne yapıyoruz biz? Muhakkak her canlı ölümü tadacaktır.

  1. Kim yazdıysa ellerine sağlık kardeşim diyorum, yüreğine sağlık… Gayet başarılı ve içten, düşündürücü bir yazı. Ben hiçbir yerinde bir hata görmedim. Çok samimi ve sıcak buldum. Yalın bir anlatımı var arkadaşın. Devam diyorum. Gönlünün susmasına izin verme. Bir kere susarsa eğer, bir kere küserse sana senden bomboş bir meta kalır geriye, bunu unutma. Tekrar tebrikler

    • Teşekkür ederim Berran, güzel düşüncelerin için. Yazı bana aittir. Elimden geldiğince anlatmak istedim o an ki duygularımı. Umarım susmaz ve küsmezler duygular.

Bir Cevap Yazın

WeyseL.Com © 2006-2014 | Veysel ÖZKAN
Site içerisindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Çok sevdim be abi; inanamazsın ama mükemmeldi sevdam!
"İnandığın gibi yaşamazsan,yaşadığın gibi inanmaya başlarsın." / Hz.Ömer